Cuma günü: Yaşadığım yön bulamama duygusu, bendeki kadınsı yönlerin arttığını düşündürttü bana. (Kadınlar, beyinlerinin daha çok sol yarı kürelerini kullanırlar. Oysa, yön bulma duyuları daha çok beynin...
Sayısız ağzından sayısızca tükürük saçarak, sayısız toynağıyla Gambiya’nın kıyılarını teperek tökezliyordu saralı bir küheylan gibi Atlas Okyanusu. Yatıyordu her zamanki yerinde. Kollarıma alıp, eline yüzüne kolonyağı dökmek isterdim....
(Sondan 6.mektup) Sana yazarken, belleğimde kalmış küçük detaylar canlanıyor nedense. Neredeyse, Marcel Proust'un 'Geçmiş Zaman İzinde' ırmak-romanındaki o küçücük detayları andıran detaylar üşüşüyor beynimin kıvrımlarına...
Yaşlı deniz kadar yaşlı gözleriyle baktı denize. Dolunay vardı. Gözleri yıldızlar kadar yakın olan kadının yüzü, yakamoz gibiydi. Yaşlı gözleriyle sarmaladı yaşlı gözlerini kadının. Sadece şarap değildi...
Gece. Kopkoyu. Ama adamı kadına getiren yollar aydınlıktı. Adamı kadından ayıran bütün yollar karanlıktı. Kadının kızdığı zamanlardaki kararan bakışları gibi karanlıktı adamı kadından ayıran yollar. Simsiyah. (Ulaşım araçlarının...
Biliyor musun Pablo, bazen ağlıyorum şiirlerini çevirirken. Ağlatıyorsun beni sonsuz imgelerinle. O geniş şiir galaksinde bir zerre gibi hissediyorum kendimi. Yılmıyorum ama, dolanıp duruyorum şiirlerinin...
Bir ele gereksinim duyduğum anlardan biriydi. Ve gitgide yakınlaşan bir ışık gibi vardın yanıma. Korkunun gölgesinde yeşeren bir ağaçtı sevi. Ve yaşama ulanıyordu simit kokularıyla...
Avuçlarımda dağılan kar gibiydi yüzün Ve semazenler dönüyordu hüznün çevresinde Geçtin ansızın öte yakasına ölümün Yaşamaktan usanmış Nereye gidersin böyle Alıp başını giderek Gözlerin Mistik...
Ve radyolar kaldı Çığlık çığlığa Beraber ve solo şarkılarla (1992. Kopenhag).
'Gitmekle kalmak arası sızılarla Durul bende' dedi kadın 'Arın bende Solu bende Bin ruhumda bin yürek Tüm sevdaları yak bende' dedi kadın 'Sana bir dünya veriyorum Dokun Yaşa Çoğal benle' dedi kadın Akdeniz'in kızıydı O Elleri...
Reşko ve Cilo harman savuran kızın memeleridir Oturmuş cıgara sarar emmiler Bir çay daha demlenir şimdi bizim orda Bir çay daha kar suyundan Bir muhabbet...
Seni sevmek yeni bir dil öğrenmek gibi Tutuyorum ellerini, böylece yaratıyoruz birleşmek eylemini Öpüyorum usulca seni, yumuyorsun kirpiklerini Böylece yeniden var oluyor 'seni seviyorum' bütün dillerde Farkında...
Geldin, saçlarında tarçın kokusu Ellerin başka türlü kokuyordu Ve binbir koku karışıyordu birbirine Ve ayrışıyordu birbirinden Sonsuz bir dönüşüme doğru akıyorduk seninle Sana bir de...
Ellerinin ardında gözlerin Gözlerinin ardında akışan anılar var Sevdalar artık Bir med cezir olarak anımsanır Ve unutulur elbet Artık sevemiyorum Yüreğimin paslı kapılarına bakıyorum Kocaman harflerle yazılmış: "BU İŞYERİNDE GREV VAR!" İsmail Haydar Aksoy (Nisan...
Nicedir unutmuştun ağlamayı Kimlik kartını yitirmiştin (Hükümlüdür!) Ne ki kanıtlayabildin yine de kim olduğunu Ve şöyle seslendin adı özgürlük olan kelebeğe: Uç uç kelebek Annem sana terlik papuç alacak! Ne ki öldürüldü...
Böyle nereye gider eli silahlı adamlar Sınır boylarında Ve kadınların gözleri hep yaşlı Boydan boya bir mayın tarlasıdır dünya Ve yürekler korku dolu hep ...